Kestanbol Termal Kaplıcaları

Sedefe Dahil Her Derde Deva Kaplıca

Okuma Süresi: 3 dakika

Eskiden anıldığı şekliyle Kestampolis (Eski İstanbul), arkeolojik adıyla Alexandria-Troas’ın antik kaplıcalarının günümüzdeki halidir. Büyük bir kaplıca havzasının ucunda antik kentin hamamlarının hemen yanı başında yer alır.

Kaplıcayı besleyen kaynak suyunun yerden çıkış sıcaklığı 78OC derecedir. Kaplıca tesislerinde ve yüzeyde 72OC olarak dengelenmektedir. Kaplıca suları ile ilgili ilk araştırmalar 1745’te yapılmıştır. Ancak en kapsamlı ve günümüze ulaşan rapor 1894’te Maden Mühendisi Adolphe Carnot ve Fransız Bilimler Akademisinden Profesör Armand Gauthier (doğumu 1837 – ölümü 1920) tarafından hazırlanmıştır. Bu araştırmalara göre suyun litresinde 22,527 gram/litre mineral ve 35-40 eman radyoaktif maddeye rastlanmıştır. 1970’lerde İstanbul Üniversitesi bilim adamlarının yaptığı çalışmalarda da benzer sonuçlar ortaya çıkmıştır.

Bu sonuçlara göre Kestanbol Kaplıcası romatizmadan astıma, sedeften türlü cilt hastalıklarına kadar pek çok hastalığın tedavisi için çok faydalı, dünya ortalamalarının üzerinde kaliteli suya sahiptir. Civarın genel olarak sit alanı olması ve görkemli tesislerin olmaması nedeniyle çok fazla tanınamamış gizli bir hazinedir.

Kaplıca suları antik zamanlardan itibaren meşhurdur. Bu şöhret önemli bir efsanevi olaya dayanır. Hz. İsa (AS)’ın havarilerinden biri olduğu kabul ezilen Aziz Paul’un Alexandria-Troas’ta gösterdiği olağanüstü bir olaya dayanmaktadır. Antakya’dan yola çıkan Aziz Paul dönemin hak dini Hıristiyanlığı yaymak üzere Alexandria-Troas’a birkaç kez gelmiştir. MS 52’de Hıristiyanlığı Avrupa’ya da yaymak üzere yola çıkarak o dönemin Avrupa ve Asya’yı birbirine bağlayan köprü kenti Alexandria-Troas’a gelen Aziz Paul bir gemi ile Avrupa’ya geçmeyi planlamaktaydı. Ancak Aziz Paul’un şehirde oluşu duyulmuştu. Halk kendisinden hitap etmesini bekliyordu. İncil’de anlatıldığı üzere Aziz Paul de halka Hıristiyanlığı tebliğ etmek üzere hitap etmeye başladığı sırada kendisini dinlemek üzere pencereye çıkan Eutychus adında bir çocuk düşerek ölmüştür. Bir rivayete göre Aziz Paul, çocuğun cesedini alarak Kestanbol kaplıca sularında yıkamışyır. Diğer bir anlatıma göre de Aziz Paul çocuğa kollarını sararak dua etmiş ve çocuk da canlanmış. Bunu gören halk da kendisine iman ederek Hıristiyan olmuşlar. Böylece dünyanın ilk Hıristiyan kenti de Alexandria-Troas olmuştur. Şehirde Hıristiyanlığın ilk kiliselerinden birisinin inşa edildiği veya bir binanın kiliseye dönüştürüldüğüne inanılır. Bu olaydan sonra Alexandria-Troas veya Kestanbol Kaplıca suları büyük şöhret kazanmıştır. Şehri yeni Roma İmparatorluğu başkenti yapmayı düşünen ilk Hıristiyan Roma İmparatoru ve İstanbul’un kurucusu Büyük Konstantin’den, Fatih ve Sultan Süleyman’a kadar birçok hükümdar ve devlet adamının bu şifalı sularda deva aradığı söylenir. Kaplıca tesisinin girişi ve etrafı antik çağdan Osmanlı dönemine 40’dan fazla eski kaplıca hamamı kalıntısı ile çevrilidir.

Konum

İlginizi Çekebilecek Yerler

Ulu Cami
İlk Devir Osmanlıların En Eski Camilerinden

Taş Mektep
Ezine’nin ilk belediye binası

Seferşah Hamamı
Yıldırım Bayezid Dönemi Ayakta Kalan En Eski Hamamlardan

Zeytinli Camii
Kanuni Dönemi Osmanlı Camii

Pin It on Pinterest

Share This

Paylaş & Share